1- Sovtaj Gelirleri

Sigorta konusu emtianın zarar uğraması durumunda, sigortalının sigorta şirketinden hasarın tazminini talep etme hakkı doğmaktadır. Sigorta şirketi talep edilen sigorta bedelini ödedikten sonra, hukuken sigortalının yerine geçmektedir. Diğer bir anlatımla sigorta şirketi zararı tazmin etmekle, zarara uğramış olan emtianın tasarruf hakkına sigortalının hukuku kapsamında sahip olmaktadır. Söz konusu hasarlı emtianın satılması durumunda elde edilen gelir ise sovtaj geliri olarak tanımlanmaktadır. Bu çerçevede elde edilen gelir, sigorta şirketinin değil, sigortalının bir geliridir.

Sovtaj işleminin bu şekilde yürümesi, asıl itibariyle bu yöndeki bir ihtiyaçtan doğmuştur. Sigortalıların özellikle hasarlı araçlarını elden çıkarmalarının zorluğu, sigorta şirketlerinin, sigortacılık hizmeti kapsamında pert olan araçların elden çıkarılmasında vekâleten işlem yapmaları seçeneğini geliştirmiştir. Burada özellikle üzerinde durulması gereken husus hasarlı olan emtianın sigorta şirketinin mülkiyetine geçmiyor olmasıdır. Sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalının maddi kaybını telafi etmektir. Bir hasar durumunda sigortalının maddi zararı aracın rayiç bedeli ile hurda bedeli arasındaki fark kadar olacaktır. Mevcut uygulamada sigortalının, sigorta şirketinden sağladığı tazmin ve sigorta şirketinin katlandığı maliyet eşit olmaktadır. Sigorta şirketi sigortalının kaybının daha altında bir tazmin tutarını giderleştirmek suretiyle kendi lehine ilave bir gelir elde etmemektedir.

2- Sovtaj Gelirlerinin BSMV ile İlişkisi

6802 sayılı kanunun 28. maddesi uyarınca sigorta şirketlerinin, (Finansal Kiralama Kanunu uyarınca yaptıkları işlemler hariç olmak üzere) her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar B.S.M.V.' ye tabidir.

BSMV’de vergiyi doğuran olayın en önemli unsurlarından birisi, banka ya da sigorta şirketinin bir muamele yapmasıdır. Muamelenin ne olduğu açıklanmamış olmakla birlikte her türlü muamele ifadesi verginin kapsamını sınırsız hale getirmektedir. Ancak bu sınırsızlık hali bir muamelenin varlığı ile başlamaktadır. Sigorta şirketlerinin sovtaj gelirlerine ilişkin uygulamasında, bir muamelenin varlığından bahsetmek mümkün değildir. Zira satış işlemi sigortalıya vekâleten sigortalı namı ve hesabına veya doğrudan sigortalı tarafından yapılmaktadır. Pert olan araçların Sigorta şirketinin mülkiyetine girmesi söz konusu değildir. Bu durumda sigorta şirketinin kendi adına yapmış olduğu bir muamelenin varlığından bahsedilemez.

Satışa aracılık işleminin bizzat bir muamele olarak görülmesi durumunda ise, bu hizmetin bedelinin, pert aracın satış bedeli olduğunu ileri sürmek de mümkün değildir. Böylesi bir hizmetin bedelinin aracın hurda değerinden çok daha düşük olacağı açıktır. Kaldı ki söz konusu satışa aracılık hizmeti, sigorta sektörünün teamülü gereği sigortacılık hizmetinin bir parçası gibidir. Vergiyi doğuran olayın ikinci önemli unsuru ise bir muameleye bağlı olarak sigorta şirketinin kendi lehine bir para almış olmasıdır. Lehe alınan para tanımlaması beraberinde, tahsil edilen tutarların kimin için tahsil edildiği hususunu öne çıkarmaktadır. Zira aksi halde kanunun metninin sadece her türlü tahsilat demesi yeterli olacaktır. Bu durumda muamele nedeni ile tahsil edilen tutarın sadece tahsiline aracılık edilmesi durumu verginin konusunun dışına çıkmaktadır. Anlaşılacağı üzere, burada sigortalı lehine ve sigortalı adına tahsil edilen bir para söz konusudur.

Sigorta şirketinin ana yükümlülüğü, sigortalının hasar dolayısı ile katlanmış olduğu zararı telafidir. Bu telafinin sigorta şirketi nezdindeki karşılığı ise katlanılan zarar kadar olmaktadır. Sovtaj bedeli bu zararı müşteri lehine azaltmaktadır. Sigorta şirketi tarafında bu bedel, sigortalının katlandığı zararın üzerinde bir kazanca sebep olmamaktadır. Bu durum söz konusu işlemin sigortalı adına yapılıyor olması ile örtüşmektedir.

Konuya ilişkin olarak, Hayat Dışı Sigorta Dalında faaliyet göstermekte olan bir sigorta şirketinin sovtaj işleminde BSMV matrahına ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığı’na sormuş olduğu bir soruya, Başkanlığın 21.06.2007 tarih ve B.07.1.GİB.0.01.56/5601-1406 sayılı Özelgesinde vermiş olduğu cevap şu şekildedir;

“… de anlaşılacağı üzere, bankaların ve sigorta şirketlerinin her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler sonucu lehlerine almış oldukları her türlü paralar banka ve sigorta muameleleri vergisine tabidir. Banka ve sigorta muameleleri vergisinde vergiyi doğuran olayın meydana gelebilmesi için, bir muamele yapılması ve yapılan muamele sonucu lehe para kalması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

Buna göre, şirketiniz tarafından hasar tazminatının tamamının sigortalıya ödenmesi suretiyle bedeli ödenerek alınan hurda veya hasarlı malların (sovtaj) satış işlemlerinde, bu işlemler dolayısıyla lehe alınan paralar banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi bulunmaktadır. Bu işlemlerde banka ve sigorta muameleleri vergisinin satış bedeli ile sigorta eksperlerince belirlenerek sigortalıya daha önce ödenmiş olan sovtaj değeri (sovtaj maliyet bedeli) arasındaki fark üzerinden hesaplanması gerekmektedir.”


Bu fark sovtaj işlemlerinde genellikle sıfır olmaktadır. Dolayısıyla lehe alınan bir paradan söz etmek mümkün değildir.

3- Sonuç

Sovtaj olarak tanımlanan işlem asıl itibariyle sigortalı adına sigortalının hukuku kapsamında yapılan bir işlemdir. Sigorta şirketi hesaplarında bu işlem nedeniyle artı bir değer oluşmamakta, dolayısıyla da sigorta şirketi lehine kalan bir para bulunmamaktadır. Söz konusu işlemde sigortalının zararı ile sigorta şirketinin gider olarak dikkate aldığı tutar eşitlenmektedir. Bu nedenlerle sovtaj gelirleri BSMV’ ye tabi olmamak gerekir.